Doğanın Emaneti, İnsanlığın Sınavı
Derya Çalışkan
Sakarya’nın incisi Akyazı, yemyeşil yaylaları, serin akan dereleri ve dört mevsim ayrı güzelliğe bürünen doğasıyla adeta bir açık hava cenneti. Özellikle yaylaları ve ormanlık alanları, hem bölge halkının nefes aldığı hem de şehir dışından gelenlerin huzur bulduğu eşsiz alanlar sunuyor.
Ancak mesele şu ki; bu güzellikleri korumakta aynı hassasiyeti gösterebiliyor muyuz?
Plansız yapılaşma, kontrolsüz betonlaşma ve çevreye karşı duyarsızlık, Akyazı’nın doğal dokusunu her geçen gün biraz daha zorluyor. Dere kenarlarında bırakılan atıklar, yaylalardaki bilinçsiz kullanım ve artan araç trafiği doğanın sessiz çığlığına dönüşmüş durumda.
Doğa, bize ait bir mülk değil; gelecek nesillerden ödünç alınmış bir emanettir. Eğer bugün korumazsak, yarın anlatacak bir güzellik bulamayabiliriz. Akyazı büyüsün, gelişsin; ancak doğasını kaybederek değil, onu koruyarak büyüsün.
Çünkü Akyazı’yı Akyazı yapan, sadece binalar değil; o binaların arasında hâlâ nefes alabilen doğasıdır.

