Belediye Sentetik Saha
Çarşı Pazar
Akyazı Belediyesi Banner
Hacıoğulları Pide Kebap Lahmacun

Oyuncu Yaşar Alptekin sinema sektöründe ki kartele isyan etti " Namaz kıldığım için bana rol vermiyorlar ! "

12-10-2017 11:58:04 - TÜRKİYE
780 OKUNMA | 1284 HİT
Oyuncu Yaşar Alptekin sinema sektöründe ki kartele isyan etti

Oyuncu Yaşar Alptekin mankenlikten aktörlüğe giden yıldızlı yolda uğradığı büyük değişimi anlattı

Aktaş Sürücü Kursu
Mankenlikten aktörlüğe giden yıldızlı yolda uğradığı büyük değişimi Diriliş Postası Gazetesi’ne anlatan Yaşar Alptekin, İslam’a yöneldikten sonra sektörde yaşadığı sorunları tüm çıplaklığıyla anlattı. Yeşilçam’da imamların sapık olarak nitelendirildiği dönemleri unutmadığına dikkat çeken Alptekin, yetkililere uyarılarda bulundu.  
 
“Yeşilçam’da yıllarca İMAMLAR SAPIK OLARAK TANITILDI”
 
Eski Türk filmlerinde siyasi ya da sosyolojik eleştirilerde bulunan birçok film söz konusu. O dönemlerin yönetmenlerinin özellikle bu konulara değinmesinin asıl sebebini nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Yeşilçam’da bir dönem solcuların etkili olduğunu söylemek gerekiyor. Kan davaları ve siyasi olayların işlendiği filmler çekiliyordu. Meydanı boş bıraktığınız zaman birileri mutlaka doldurur. Muhafazakâr kesim tiyatro ve sinemaya günah gözüyle bakarak sektöre girmek istemedi. Dolayısıyla meydan sol görüşlü kimselere kalınca çekilen filmlerde imamlar sapık, üçkâğıtçı ve saplantılı insanlarmış gibi tanıtıldı. Şimdilerde muhafazakâr denilebilecek kesim tiyatro ve sinemanın önemini fark ederek mecraya girmeye başladı. Yıllarca insanlara yanlış mesajlar verildi, çocuklarımızın beyinlerini yıkadılar. Camiada oyuncu olarak İslam’ı anlatmak isteyenler oldukça fazlayken hala yönetmen ve senarist konusunda fazlasıyla eksik söz konusu. Bizim muhafazakâr olarak kadro oluşturmamız gerekiyor. Amerikan filmlerine baktığınız zaman kilise ve hac mutlaka her filmde işlenir. Biz neden İslami motiflerimizi sanat çerçevesinde işlemiyoruz?
 
“BARDAĞI TAŞIRAN SON DAMLA SABANCI’YDI”
 
İslam’a tamamen dönmenizde Sakıp Sabancı’nın ölümün büyük etki uyandırdığını söylediniz. Bazı kesimler Sabancı’nın ölümünden etkilenmenizi reklam gibi görüyor neler söyleyeceksiniz?
 
İşadamı Sakıp Sabancı hayatını kaybetmesi aslında iç dünyamda bardağı taşıran son damla oldu. O sürece kadar ölüm neden var? Ölümden sonra yaşam var mı? Soruları beynimi adeta kemiriyordu. Dünya dinler tarihini alarak araştırma yapmaya karar verdim. Budizm’den Şamanizm’e, Hıristiyanlıktan Museviliğe kadar birçok inanışı araştırdım ancak ikna olamadım. Sakıp Sabancı’nın cenazesine katılarak milyarlarca liranın sahibinin hayata veda ederken kefene sarılı şekilde hiçbir şey götürmediğine canlı şahit olmak istedim. Yoksa Sakıp Sabancı’yı daha önce hiç tanımadım. Kendi ailemden ölenlerin bile cenazesine gitmeyen birisi olarak Sabancı benim dünyamda bardağın son damlası olmuştu. O gün bugündür Allah’a yönelerek dünyada yaşama amacımıza hizmet etmeye çalışıyorum.
 
“NAMAZ KILDIĞIM İÇİN İŞ VERMİYORLAR”
 
Gösterişli bir yaşam sürerken bir anda değişime uğradınız ve bu çok konuşuldu. Yapmış olduğunuz keskin dönüş sonucu sektörde zorluk yaşadınız mı?
 
Yaklaşık 13 senedir İslam’a uygun şartlarda yaşıyorum. İbadet etmeden yaşadığım günlerin boşluğunu doldurmak için gayret içerisine girdim. Ancak piyasada ben namaz kıldığım için kimse çalışmak istemiyor ve rol vermiyor. Bunun sebebi de çok açık. Çünkü rol verirlerse yapımcısından senaristine hepsinin İslamcı gibi görüneceği ve tepki çekecekleri beyinlerini kemiriyor. İslam kıstaslarında yaşamak adeta suçmuş gibi düşünen kitle yığını film ve dizi sektörünü eline geçirerek istedikleri gibi top koşturuyor. Beni kanallarında ya da filmlerinde oynatırlarsa dinci görüneceğinden korkan şahıslar yılların vermiş olduğu tecrübeyi gelecek nesillere aktarmak için ellerinde bulunan fırsatı tepiyor. Hem dinimi yaşayıp hem de mesleğimi icra etmek istediğimi gören farklı ülkelerin yayın kuruluşları Türkiye’ye gelerek bilgilerimden faydalanmak istiyor. Endonezya’nın yayın kuruluşu dolu dolu röportaj gerçekleştirip ülkelerinde yayınladı. İran biyografi belgeselimi çekip yaşadığım deneyimleri yayınladı. Ama ülkemde dizi-film çekenler dinimizi yaşadığımız gerekçesiyle bizleri saf dış bırakarak azınlık pozisyonuna düşürüyor.
 
“YAŞAYANA DEĞİL ÖLENE DEĞER VERİYORUZ”
 
Yapmış olduklarınızı hatırlayarak sizinle çalışmak isteyen birilerinin olacağını düşünüyor musunuz?
Ben daha kaç sene yaşayacağım bilmiyorum. Sektör bilgi birikimim ve deneyimlerimden yararlanmak için ne bekliyor acaba? Türkiye’de maalesef yaşayana değil ölene değer veriliyor. Necmettin Erbakan öldükten sonra değerli oldu, yine aynı şekilde Turgut Özal ve Muhsin Yazıcıoğlu’da ölünce kıymetleri anlaşıldı. Neden yaşarken gereken değer verilmiyor da ölüp gittikten sonra parlatılma ihtiyacı güdülüyor bir türlü anlayamıyorum. Sosyal mesajlar içeren sanatsal çalışmalara ağırlık vermemiz gerekiyor. Bundan sonra sevişme, alkol ve sigara gibi kavramların bulunduğu senaryolarda kesinlikle rol almayacağım.
 
“MENZİLİM ALLAH DEDİM, MENZİLCİ DEDİLER”
Geçmiş yıllarda bir gazeteye yapmış olduğunuz röportajda önce FETÖ’cü sonrada Menzilci olduğunuzu söylediniz bu doğru mu?
 
Daha önce vermiş olduğum röportajda herhangi bir tarikata ya da cemaate üye olup olmadığımı sormuşlardı. Yakından tanıdığım birisinin beni o dönemde Fethullahçılar olarak tabir edilen kişilerle tanıştırdığını ve Risale-i Nur okuduklarını söylemiştim. Daha sonra menzilim Allah’tır herhangi bir tarikatla ya da cemaatle ilişkimin olmadığını söylememe rağmen Menzil hareketi içerisinden olduğum iddialarını ortaya attılar. İslam dinini yaşarken mutlaka bir yerlere yakıştırma gibi davranış söz konusu.
 
“TİYATRO YAPIYORUZ DESTEK ALAMIYORUZ”
 
Yaklaşık bir yıldır Türkiye’nin çeşitli illerinde tiyatro etkinlikleri düzenliyorsunuz. Eskisi gibi tiyatroya ilgi var mı? Gereken desteği alıyor musunuz?
 
Bir yıldır Türkiye’nin çeşitli yerlerinde öğretici tiyatro oyunlarıyla sahneye çıkıyoruz. ‘Beni Affet Anne’ isimli oyunumuzda uyuşturucunun zararlarını anlatarak aileleri bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Hangi belediyeler bizi davet ederse halka ücretsiz olarak oyunumuzu sergiliyoruz. Bizim evlatlarımız ölüyor bu madde bağımlılığı içinde. El atmamız gerekiyor.
 
Bizde İdare Sahnesi olarak bu yola çıktık. Bugüne dek tiyatro ekibinin gitmediği ilçelere gittik ve oyumuzu sahneledik. Daha önce Sağlık ve Gençlik, Spor Bakanlığı ile irtibata geçmedik. Oyunumuzu daha fazla kitlelere ulaştırmak amacıyla gerekli mercilerle irtibat içerisine gireceğiz…
 
"Söylediklerim çarpıtıldı"
 
Mankenliğin yanında Yeşilçam’da birçok filmde rol aldınız. O dönemlerde aldığınız roller gereği gerçek aşk yaşadığınızı ifade eden yazılar yer aldı neler söyleyeceksiniz?
 
2001 yılında mankenlik için son kez podyuma çıktım ve bir daha çıkmamak üzere geçmişimi geride bıraktım. Zaten 2004 senesinde tamamen ibadet yapmaya karar vererek geçmişimde tanıdığım kim varsa arkada bıraktım. İlk olarak telefon numaramı değiştirdim ve rehberimi çöpe attım. Ne onlar bana ulaşsın nede ben onlara ulaşabileyim diye böyle bir karar verdim. Yaklaşık 13 senedir mankenlik camiasından neler yaşanıyor kimler nerelerde ne işlerle uğraşıyor bilmiyorum. Daha önce farklı bir gazeteye vermiş olduğum röportaj tamamen çarptırılarak yazılmış. Bana Yeşilçam’da oyuncular arasında duygusal bağ yaşanıp yaşanmadığını sorduklarında neredeyse 20 gün boyunca birlikte rol hazırlığı yapıldığını ve ister istemez arada bir bağ kurulduğunu söylemiştim ancak her oyuncuyla aşk yaşadığıma dair iddialar ortaya atıldı.
 
“Cemaatler kontrol altında tutulmalı”
15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye’de cemaatlerin tehlikeli yapılanmalar olduğu düşünülüyor. Siz de katılıyor musunuz?
 
İslamiyet’te cemaatleşmenin önüne geçilemez bu nedenle devlet her zaman cemaatleri kontrol altında tutmak zorundadır. Eğer ülkenizde sürekli büyüyen topluluklar söz konusuysa eğer devletinde bu konuda gereken tedbirleri alması gerekiyor. Yaşanan son gelişmelerden dolayı Türkiye’de cemaatleşenlere yönelik önyargı oluşmuş durumda. Art niyetli bir takım kişiler cemaatleşmenin yanlış olduğunu söyleyerek karalama çalışmalarına yönelse de İslam’ın direklerinden biriside cemaat topluluklarıdır.
 
Atakan Irmak / Diriliş Postası
patlıcan
Oyuncu Yaşar Alptekin sinema sektöründe ki kartele isyan etti
patlıcan
Oyuncu Yaşar Alptekin sinema sektöründe ki kartele isyan etti

YORUM YAZ

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.Üye değilseniz üye olmak için tıklayınız.Giriş yapmak için tıklayınız
Cam filmi ve renkli cam yeniden yasaklandı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 11
  • 12
  • 13
  • 14
  • 15
  • 16
  • 17
  • 18
  • 19
  • 20
Polise Münakaşaya giren sürücü Hakaret iddiasıyla gözaltına alındı
1 / 15
Akyazı Optik
Akyazı Haber Akyazı'nın Bir Numaralı Haber Sitesi Sakarya Haber

AKYAZI / Türkiye

Aylık Namaz Vakitleri

İMSAK
ÖĞLE
İKİNDİ
AKŞAM
YATSI

YAZARLARIMIZ

   

EN ÇOK OKUNANLAR

EN ÇOK YORUMLANANLAR

AKYAZI HABER

Arşiv Haber Arama