Beşkardeşler Market Büyük İndirim
Çarşı Pazar
Foto Ferit Stüdyo

Dünden bugüne AB üyelik macerası…

2018-12-24 11:21:33 - Halil AKAN
740 OKUNMA
50 yıldan fazladır süren bu hikâye daha çok uzayacağa benzer. Zira hikâyenin tarafları bu hikâyenin ne bitmesini istiyor, ne de bitmemesini...​
 
Türkiye ilk kez 31 Temmuz 1959 tarihinde Avrupa Birliği’nin kapısını çaldığında, Avrupa Ekonomik Topluluğu henüz 1 yaşındaydı.​
 
Savaştan yeni çıkmış Avrupa devletleri hızlı bir ekonomik, sosyal ve siyasal toparlanma yarışına girmişti. Yakın geçmişlerinde yaşadıkları dünya savaşları öylesine derin izler bırakmıştı ki bir yandan bir daha savaşmamak için çareler ararken, diğer taraftan da topyekûn bir kalkınma hamlesi içindeydiler. Kendileri için en büyük eksiklik ise insan gücü, yani ucuz emekti ve onun için Türkiye’nin üyelik teklifini hemen reddetmek istemediler.​
 
Oysa AB, Türkiye ile neden ve nasıl ilişki kurmak istediğini biliyordu. Yapılan değerlendirme ve görüşmeler sonucunda 12 Eylül 1963 tarihinde imzalanan ve 1 Aralık 1964 tarihinde yürürlüğe giren Ankara Anlaşması ile Türkiye’ye 3 aşamalı dönem sonunda tam üyelik perspektifi verilmişti. Hatta 13 Kasım 1970 tarihinde imzalanan ve 1973 yılında yürürlüğe giren Katma Protokolle birlikte, Ankara Anlaşması'nda öngörülen hazırlık dönemi sona ermiş ve "Geçiş Dönemi"ne ilişkin koşullar belirlenmiştir. Böylece AB’nin ucuz iş gücü ihtiyacı bitmişti.​
 
Dalgalı seyir izleyen Türkiye-AB ilişkileri, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından resmen askıya alınmıştı.  ​
1983 yılında Türkiye'de sivil idarenin yeniden kurulması ve 1984 yılından itibaren Türkiye ithal ikameci politikaları hızla terk ederek dışa açılma süreci başlaması sonrasında Türkiye-AET ilişkileri yeniden canlanmaya başladı.​
Türkiye’nin tam üyelik olmadan Gümrük Birliği’ni kabul etmesi, aslında Türkiye’nin AB’ye tam üyelik macerasının da sonu olmuştur. Ve Türkiye bir daha asla Ankara Anlaşması’ndaki kazanımlara ulaşamamıştır. ​
 
Bu süreçten sonra Türkiye’nin tam üyelik hayali Gümrük Birliği’ne indirgenmiş ve ondan sonra Türkiye için görünüşte kazançlı yıllar, gerçekte ise kayıp yılları başlamıştır.​
 
Nasıl mı?​
 
Ülkemizin AB’nin karar mekanizmalarında yer almamasına rağmen Komisyonda alınan kararları aynen uygulamak zorunda kalmıştır. Yani ülkemiz aleyhine alınan kararlara itiraz dahi edilemeden uygulanmaya başlanmıştır.​
 
AB’nin tercihli gümrük rejimlerinin üstlenilmeyi kabul etmesiyle Türkiye üçüncü ülkelerle ticarette daha önceden sahip olduğu ticaret avantajlarını kaybetmiştir. Buna karşılık AB Türkiye’ye sormadan, Türkiye’nin menfaatlerini dikkate almadan üçüncü ülkelerle ticaret anlaşmaları yapmıştır.​
 
Tarım ürünleri üretim ve ihracatında ciddi sorunlar yaşanmıştır. ​
 
AB’nin tek taraflı tercihli ticaret anlaşmalarında verdiği tavizler, ihracatımızı doğrudan ve olumsuz etkilediği için ülkemizin canını acıtmıştır.​
Ülkemizden AB’ye yapılan taşımalarda halen Taşıma Kotaları uygulanmaktadır.​
En önemlisi Türk vatandaşlarına halen vize uygulaması sürmektedir.​
 
Aradan geçen zaman içinde Türkiye’nin pek çok kez yaptığı tam üyelik başvurusu her seferinde çeşitli gerekçelerle reddedilmiştir.​
Gerekçe ise hep aynıydı: Türkiye, tam üyelik şartlarını henüz taşımıyor. Ama bu arada pek çok ülke, AB’ye tam üye olmuştu bile…​
 
Bazı dürüst muhataplar ise kapalı kapıların arkasında Türkiye’nin neden AB’ye tam üye olamayacağını fısıldıyordu, asıl engel Müslüman bir ülke olmamızdı. ​
2005 yılında Lüksemburg'da yapılan Hükümetler arası Konferans ile Türkiye için AB'ye katılım müzakereleri başlamıştır. ​
 
Türkiye’nin tam üyeliği hayaldi.​
 
Bazı üyeler, Türkiye’nin tam üyelik görüşmelerinin süresiz olarak askıya alınmasını istedi.​
Türkiye’ye verilmesi gereken 4,5 milyar Avro’luk yardımın verilmeyeceği,​
Bunlar yetmez gibi Avrupa, Türkiye’yi yıkma konusunda her kesiminden kişi ve kuruluşların evi haline geldi. ​
Yazının daha fazla uzamaması için AB-Türkiye yazımızı burada noktalıyoruz. Bir sonraki yazımızda, ikinci kısım olan Türkiye ve gümrük birliği gerçeğini paylaşmaya çalışacağım. Kalın sağlıcakla…​

Diğer Yazıları

Ağaç Budarken 3 Metrede Düştü
1 / 15
ERC Cafe Bistro
Kök İş

YAZARLARIMIZ

   

EN ÇOK OKUNANLAR

EN ÇOK YORUMLANANLAR

AKYAZI HABER

Arşiv Haber Arama