Marmara Göz
ÇAĞRI OTOMOTİV
Batakköylü Düğün Salonu

DOLAR EURO VE ALTIN A DAİR BEKLENTİLER

2024-05-14 00:06:24
2034 OKUNMA

Halil AKAN

Yeni bir yazımızda yeniden merhaba. Sevgili dostlar döviz kurlarındaki beklentilerimize geçmeden önce güncel konulara dair birkaç kelam ederek lafı fazla uzatmadan yazımı sonlandırmak istiyorum. 
Ülkemizin en büyük sorununun üretim olduğunu artık kabul etmeyen kalmamıştır. Peki, ama bu bilinir de neden yapılmaz. Yapılamaz, çünkü ülkemin topraklarında gözü olanlar bu milletin, devletin güçlü olmasını istemezler de ondan. 
Bu ülke için ülkenin has evlatları ne zaman bir şeyler yapmaya kalksa, sanki içerden istenmiyormuş gibi gösterilip, dışardan engellemeler yapılmıştır. Nuru Demirağ,  Nuri Killigil, 2007 yılındaki uçak kazası (lütfen linki tıklayın ve dinleyin “https://www.youtube.com/watch?v=Gq5IZdUJQ48) Aselsandaki mühendislerin başına gelenler, bunlar normal mi yoksa bir planın neticesinde gerçekleşen olaylar mıydı? Amaç neydi? Neden engellendi? Benim insanım bunları önemsiz birer haber şeklinde okuyup unutunca başına gelmedik kalmadı. Bugünde aynısını yapıp iha siha  ve daha birçok yerli icatlarımızı yapanlar engellenmek istendi ama bu kez başarılı olamadılar.
Halk olarak hiçbir zaman yerli ürüne sahip çıkmadık. Mesela, Panda Dondurma markasını bilenler vardır, Cola Turka da hakeza öyle, ne oldu da çok sevilen ve çok kısa sürede pazarda büyük pay sahibi olan bu yerli firmalara bir anda yok olup gittiler. Bu yerli firmaların büyümesinden kimler rahatsızdı? Sizler farkında mısınız bilmem ancak bu milletin ayarları ile çok ciddi bir şekilde oynanmak isteniyor. Hastalıklar çeşit ve miktar açısından çok ciddi bir artış gösteriyor. Güvenilirlik neredeyse yok denecek hale geldi. Millet olarak bize sunulanı sorgulamadan hemen kabul ediyoruz. Tepki vermek gibi bir özelliğimiz de olmayınca. Her şeyi hazır olarak tüketmeye başladığımız andan itibaren hastaneler yetmez oldu. Kanser vakaları ve diyabet gibi hastalıklar çığ gibi artı. 
Bir hekim arkadaşım, glikoz artık masum kalır oldu. böyle devam ederse çok yakın zamanda tip1-tip2 diyabet ülkemizin en büyük sorunu olacak dedi. Neden dedim, Avrupa’da kullanımı kısıtlanan früktoz benim ülkemde ölçüsüz ve sınırsız bir şekilde kullanılmakta dedi. Şimdi sormazlar mı? Halk için hastane mi yapmak değerli bir hizmet yoksa halkının hastalanmasının önünde geçecek tedbirleri almak mı? Bu duruma gelişimizde vatandaş olarak bizlerde çok suçluyuz. Artık bağ bahçe yapan kalmadı. Eskiden çok az bir eşya ki oda çoğu hammadde anlamında satın almak için şehre inenler şimdi her şeyi hazır alır oldu. Hal böyle olunca da doğal bir şey kalmadı. Önce yediklerimizle bizi hasta edip sonra ilaç ve sağlık hizmetleri ile ekonomimizi çökertmek istiyorlar. Bu o kadar ileri hale geldi ki insanlar manava, kasaba değil vitamin için eczanelere gider oldu. 
Sözün özü, STK'sı, belediyesi, odaları, muhtarları herkes bulunduğu konumu halkının menfaatine kullanmak, halkını bilinçlendirmek zorunda. Yeniden tarımsal kalkınma hamlesi başlatılmalı hem de köylerden başlamalı. Lütfen üretimden elinizi çekmeyin, üretirken de yerli ata tohumlarını tercih edin, kimyasal gübre asla kullanmayın. Bugün masraflar ağır deyip üretmediğimizi yarın bulamayacağız. Böyle giderse yaşamın olmazsa olmazı olan doğal gıdaya erişim çok zor olacak. Her yer beton oluyor. Kimse bu durumu dert edinmiyor. Varsa yoksa para kazanmak iyi de Covid süreci, bize ne kadar zengin olursanız olun yaşamak için gıdaya ama doğal gıdaya ihtiyacımızın olduğunu göstermedi mi?
Neyse konu uzun umarım mesajım anlaşılmıştır. Gelelim asıl meselemize, ekonomideki beklentilerimize;
Bir önceki yazımda gerek döviz kurlarında gerekse de altında geri çekilmenin yaşanabileceğini belirtmiştim. Nitekim yanılmadık ve geri çekilme yaşandı. Peki, geri çekilme bitti diyebilir miyiz? Bence hayır. Ben altında birkaç haftalık daha süreblecek geri çekilmenin mümkün olabileceğini düşünüyorum. Olası geri çekilmeler 2380-2350-2280-2250 ler olabilir. (2300 lerin altı çok zor gibi gözükse de) altında her düşüş alım fırsatıdır. Döviz tarafında ise: o seçim öncesi çığırtkanlık yapanlar artık ortalıklarda pek gözükmüyor. İnsanlara 33 lerden dolar, 37 lerden Euro, 2700 lerden altın aldırttılar. Bir gün bu rakamlar olursa yine ortaya çıkıp “ben daha önce demiştim” derler. Döviz asla bir yatırım aracı değildir. En iyi yatırım bilgi, toprak, tarım ve altındır. Altına yatırım yaparken minm üç ay beklemeyi göze almalısınız. Aksi takdirde sizi terste bırakabilir unutmayın bu hareketler yukarıda saydığım olaylarda olduğu gibi normal akışında olmaz hep birilerinin planları doğrultusunda gerçekleşir. Onlar yükselişi de düşüşü de, hem zaman olarak hem rakam olarak bilenlerdir bize düşen doğru zamanda doğru hamleleri yapmaktır. Bir sonraki yazımda görüşmek ümidiyle sağlıcakla kalın Allah’a emanet olun. Vatanınıza, toprağınıza, dininize ve değerlerinize sahip çıkın ki başkaları size sahiplik yapmasın.
Not: Burada yer alan tüm görüş ve öneriler şahsi düşüncelerimi içermekte olup, hiç biri yatırım tavsiyesi değildir.  

Diğer Yazıları

SAMEK’in el emeği göz nuru eserleri görücüye çıkıyor
1 / 15
BELLONA (AVN Center)

YAZARLARIMIZ

   

EN ÇOK OKUNANLAR

EN ÇOK YORUMLANANLAR

AKYAZI HABER

Arşiv Haber Arama

Aytaş Home 1