Yasin Emlak
ÇAĞRI OTOMOTİV
Akyazı Aktaş Sürücü Kursu

BİZİM ÇOCUK ÖLÜ-VERSİTE MEZUNU!

2023-12-02 14:02:05
1426 OKUNMA

Şehabeddin Mahir Tuna

90’lı yıllarda küçük bir Anadolu şehrinde üniversitede okurken, bir gün okula gitmek için durakta otobüs bekliyordum. Biraz sonra o dönemde o bölge insanın pek de alışık olmadığı tarzda kıyafetlere bürünmüş, yılışık ve laubali hareketler içerisinde argo ve yüksek sesli konuşmalarda bulunan bir grup öğrenci durağa geldi.  Durakta bekleyen ve öğrencilerin davranışlarından rahatsız olan yaşlıca bir adam önce derin “aahhh” çekti ve şöyle mırıldandı: “Bir toplumu ekonomik olarak hızlıca kalkındırmak için sanayi, deniz ve üniversite gerekirken; ahlaken çökertmek için tek başına üniversite yeter”. Bu söz o adamın kendi sözü müydü yoksa başka bir yerden mi duymuştu bilmiyorum. Ama internet ve sosyal medyanın olmadığı o dönemde bu tespit son derece önemliydi.
 
O dönemde bölge halkı, üniversite öğrencilerin kılık, kıyafet, hal ve hareketlerinden rahatsız olup dert yanar, kendi çocukları için kötü örnek olmasından endişe ederdi. Bu nedenle de bölge halkının birçoğu üniversite öğrencilerine iyi gözle bakmazdı. Fakat o tarihlerde 200 TL’ye kiraya veremedikleri evleri öğrencilere 500’den 1000‘den vermeye, dükkânları ayda 5000 TL ciro görmezken öğrenciler sayesinde 50 binler görmeye başlayınca, her geçen gün endişeleri de azaldı ve neredeyse hepsi öğrenci bekler ve sever oldu.
 
O şehre ve benzeri şehirlere üniversiteler ilk kurulduğunda, sokaklarda ve caddelerde üniversiteliler; hal, hareket, kılık ve kıyafetleri nedeniyle “Bu üniversiteli” diye işaretle rahat gösterilebilirken, birkaç yıl sonra kendi çocukları da her yönden onlara benzeyince artık ayırt edilemez oldu. Aradan yıllar geçti. Artık nerede olursa olsun gençlerin hepsi neredeyse aynı kıyafetleri giyiyor, aynı saç ve sakal modelinde tıraş oluyor, aynı dili konuşuyor ve aynı yaşam tarzında takılıyordu. Fakat yine de hiç olmazsa ortaokul ve lise öğrencileri kısmen onlara benzemiyor ve sokak ve caddelerde onlardan ayrılıyordu. 
 
Bir süre sonra özel TV kanallarının artmasıyla, hocaların “deccal-şeytan” diyerek evlere sokulmamasını istediği ve her eve giren televizyonlara rahmet okutan internet icat edildi. Ardından da her ele giren akıllı telefonlar ve sosyal medya kanalları yayıldı.  Bir süre sonra okullarda tesettürü serbest bırakabilmek için umumi kılık kıyafet serbestliği de getirilince artık ülkemizin neredeyse tüm caddelerinde kılık, kıyafet, hal, hareket ve konuşmalarıyla gayrı dini ve milli emareye sahip nesiller çoğaldı. Yani artık bir şehrin ve neslin ahlaken çökmesi için üniversiteye çok da gerek yok! Tabi çökmemiş şehir kaldıysa…
 
EN ÇOK ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ TÜRKİYE’DE VAR!
 
Belki bazılarınız şaşırabilir. Evet, 2019 verilerine göre Avrupa’nın gelişmiş birçok ülkesinde üniversiteli oranı binde 40’larda iken bu oran Türkiye’de binde 95 seviyesinde. Rakamlara bakıp ilim aşığı ülkeyiz zannetmeyin. Batı’da öyle 5-10 netle her önüne gelen üniversiteye giremiyor ve bu kadar çok üniversite de yok! Üniversite okuyacak bilgi ve yeterliliğe sahip olanlar üniversite okuyor, diğerleri zaman kaybı yaşamadan diğer mesleki alanlara yönleniyor. Dolayısıyla Batı’da hem ülke genelinde işsizlik oranı düşük hem de işsizlik oranındaki üniversiteli sayısı düşük. Buna karşın işsizlik oranı ülkemizde %11 seviyesinde iken her 4 işsizden en az 1’i de üniversite mezunu! Çünkü birçok mezun ne dini alanda, ne mezun olduğu alanda ne de yabacı dil ve bilgisayar alanında bilgi ve birikim sahibi! Üniversite mezunlarının girdiği KPSS, ALES ve YDS sınavlarında sınava katılanların yarısı 49 barajını geçemiyor! Birçoğu sosyal medya hariç doğru düzgün bilgisayar kullanmamış ve office programlarını dahi bilmiyor! Kimse umursamasa da birçoğu 32 farzı dahi sayamıyor!
 
BATI’YI DİNSİZLİK VE AHLAKSIZLIKTA ÖRNEK ALMAYA DEVAM!
 
Osmanlının son dönemlerinde başlayan ve geri kalmışlığın nedenini dinde, çağdaşlığı ve gelişimi ise Batı’lı yaşam tarzında gören anlayış, bu gün farklı isim ve söylemlerle her alanda asimilasyona devam ediyor! 18.Yüzyılda Osmanlının Batı’ya okusun, ilim ve fende yenilikleri öğrenip devletine milletine faydalı olsun diye gönderdiği birçok öğrenci (bu gün malum falanca paşalar diye anılan isimler) kendilerine verilen paraları kumar masalarında sarhoş halde sabahlayarak harcayıp, dini ve milli kimliklerini kaybederek yurda dönmüştü. İlim ve bilim alanında hiçbir donanım elde edemeyen bu kimseler, yurda döndükten sonra “aydın” kimse olarak anılmış, özgürlük ve yenilik söylemleriyle halkı kandırmış ve kalan ömürlerinde muhalif olarak iktidar aleyhine birçok faaliyette bulunarak devletin ve milletin başına bela olmuştu. Aynı dönemde Batıya gönderilen ve o paşaların sınıf arkadaşı olan Japon öğrenciler ise %99 oranında başarılı olarak ülkelerine dönmüş ve ülkelerini her alanda en yüksek seviyeye taşımış, kalan %1 ise başarısız olduğu için ülkelerine bu halde dönmeyi kaldıramayarak intihar etmişti.  
 
ONLARA ASLA YARANAMAZSINIZ!
 
Bizi yoktan var eden Hz. Allah(c.c) Müslüman olmayanları memnun etmek için uğraşanlara hitaben “Sen onların dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar da senden asla memnun kalmayacaklardır. De ki: ‘Asıl doğru yol ancak Allah’ın yoludur.’ Eğer sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyarsan, bilesin ki artık Allah sana ne dost ne de yardımcı olacaktır.” Buyurmaktadır. (Bakara-120)
 
Allah(c.c)’ın sözü HAKK’tır, Hakikattir, Gerçektir ve Dosdoğrudur. O yüzden çocuklarınız okusunlar, adam olsunlar, dinine, devletine ve milletine faydalı olsunlar diye Üniversiteye gidip ÖLÜ-VERSİTE mezunu olmasınlar. Çağdaşlığı ve gelişimi; arzularına uyarak çıplaklık, dinsizlik ve İslam dışı yaşam tarzında, İslam’a ve Müslümanlara sırtını dönmekte görmesinler.
 
Birileri farklı bilse, farklı düşünse ve farklı hayaller peşinde koşsa da Müslümanlar için İslam olmadan İnsan, Din olmadan Devlet, Devlet olmadan da Millet OLMAZ! 
 
Cenab-ı Allah inşallah, 1000 Yıl İslam sancağını emanet ederek şereflendirdiği bu millete, tekrar Hakkı ve Hakikati apaçık görmeyi ve Hakkın ve Hakikatin peşinden gitmeyi nasip eder! Tabi o millet bunu ister ve buna layık olursa…
 
Bir Sonraki Yazımızda Görüşebilmek Ümidiyle…
 
Şehabeddin Mahir TUNA
İlahiyatçı Yazar
sehabeddinmahir@gmail.com

YORUM YAZ

ADINIZ SOYADINIZ:
YORUMUNUZ:

Diğer Yazıları

SEAH'ta moral olacak değişim
1 / 15
İstanbul Outlet

YAZARLARIMIZ

   

EN ÇOK OKUNANLAR

EN ÇOK YORUMLANANLAR

AKYAZI HABER

Arşiv Haber Arama

Akgün restoran