Aydın Metal
Foto Ferit Stüdyo

Yeni yılda beklentiler

06-01-2020 10:59:46 - AKYAZI
42 OKUNMA | 29 HİT
Yeni yılda beklentiler

AKYAZI PANJUR
Bir miladi yılı daha geride bırakıyoruz, rabbim geride bıraktığımız yıllardan bizden razı olsun ve gelecek yılları da geride bıraktığımız yıllardan daha hayırlı ve bereketli kılsın. (âmin)
 
Geride bıraktığımız yıllarda içimize sinmeyen, 2020 yılından itibaren değişmesini yüce Mevla’mdan dilediğim ve siyasi iradeden beklediğim temennilerimi sizlerle paylaşmak istedim.
 
-ilk olarak hiçbir siyasinin dikkatini çekmeyen gıda teröründen başlamak istiyorum. Dağdaki terörden kat ve kat daha tehlikeli, çünkü dağdaki terör belli ve tedbiri alınıyor ama diğeri masum kimliğe bürünmüş bir canavar. Gelecek nesli, üremeyi yok eden bir terör. Hastanelere bakıldığında başka bir söze gerek kalmayacağını düşünüyorum. Gelin ilk adımı girmediği ev kalmayan UN ve dolayısıyla ekmeğe bir düzenleme getirerek başlayın, yoksa çoğu siyasi ahiret hayatına göçtüğünde müflislerden olacaktır.
 
-Kendi arabasını hatta kendi insansız silahlı-silahsız hava araçlarını (İHA/SİHA), uçak gemilerini, deniz altılarını, tanklarını vs savunma ve askeri mühimmatlarını üretmeyi başaran bu ülke, neden kendi medeni kanunlarını, ticaret kanunlarını, adalet kanunlarını, kendi din ve kültürüne uygun eğitim sistemini kendisi yapmaz ve hayata geçirmez? Bağımsız ve hür devletler kendi yasalarını kendileri yapar, başka ülkelerden bilim ve teknoloji dışında hiçbir şekilde kanun ithal etmez.
 
-Gelin artık tüketim mallarının %100’ünü kendimizin ürettiği, sağlık sorunlarının minm. seviyelere indiği, sağlıklı beslenen, halka satılan tüm ürünlerin dinimize, kültürümüze, sağlımıza uygun gıdalar olup olmadığı denetlendiği, bu kritere uymayanların ise ciddi cezalara maruz kalacağı ülke olalım. Bugün birçok Avrupa ülkesinde kullanımı ya tamamen yasaklanmış ya da çok düşük miktarda kullanımına ancak ruhsatla izin verilen E171 katkı maddesi(mesela sakızlar), yine birçok ilacın içeriğinde domuz pankreasından üretilmiştir yazısı bulunmaktadır. Farkında olmadan nasılda kimliğimizle, sağlımızla oynandığını artık görmeyecek miyiz?
 
-Halkın ödediği faturalardan, vatandaşın tüketiminin dışında haksız ve adaletsiz, rızasız, cebren alınan, kaçak kullanım, TRT payı vs gibi dine, vicdana uymayan kesintiler son bulsun.
 
-Kendi vatandaşının 25 yıl sigortasını düzenli ödemesi sonucu emekli edilen ve onca yıllık ödemelerin sonucunda 1965 tl gibi bir ücretle emekli maaşı bağlanan bir esnaf 21. Yüzyıla ne kadar uğundur. Bir yıl öncesine kadar 1 kg kaşar peynirini 19-24 tl arası bir fiyata satılırken bugün kg fiyatı: 70-75 tl. gelir artışından çok daha fazla fiyat atışları yaşanmakta ve çoğunun altında yatan neden de ithalat, yani iç-yerli üretim eksikliği. Bir başka beni düşündüren meselede, madem hayvancılık bu ülkede bu denli az satılmakta olan onca peynir, süt ve süt ürünleri nerden nasıl temin ediliyor? yoksa hepsi kimyasal yani sentetik ürünler mi?
 
-Sendikaların işçilere, ticaret odalarının esnafa hiçbir katısının olmadığını hatta maddi bir yük teşkil ettiklerini düşünmekteyim. Bugüne kadar hangi esnafın dar gününde bir ticaret odası topladıkları aidatlarla bir fon oluşturarak bunu ihtiyaç duyan esnafına faizsiz kullandırdığı duyulmuş mudur? Odalara üyelik mecburiyetine son verilmeli isteğe bağlı olmalı. Eğer ilgili odanın verdiği hizmetten esnaf faydalanıyor ve memnunsa kendi isteği ile üye olsun.
 
-Bu ülkede sigortasız işçi çalıştırmak suçtur, peki vatani görevini yapan er/erbaş neden sigortasızdır? Neden emeklilik hesaplamalarında askerlik süresi için borçlanma yaptırılıp bedel ödettirilir? Devlete düşen vatani görevini seve seve yapan bu vatan evlatlarına görev sürelerini emeklilik yaşının hesaplanması esnasında bedelsiz saymasını bekliyorum. Bugüne kadar ihmal edilen bu uygulamanın bugünden itibaren uygulamaya konmasını, kanunlaştırılmasını bekliyor ve umut ediyorum.
 
-Son olarak, daha ilköğretim 3.cü sınıfta mecburi tutulan yabancı dil eğitimi kadar; din dersi, kuran-ı kerim ve peygamberimizin hayatı konulu derslerin seçmeli ders olarak lise bir ve ikinci sınıflara ertelenmesini doğru bulmuyorum. Kendi ana dilini etkin kullanmayı öğretemediğiniz bir Türk evladına ikinci bir yabancı dili seçme zorunluluğunu getirene kadar dinini, dilini ve geçek tarihini kültürünü öğretin. Bu eğitim sistemi ile asla kendi neslimizi yetiştiremeyiz? Sonrada kızmayın bu nesilden bir şey olmaz diye…
Elli4Park

YORUM YAZ

ADINIZ SOYADINIZ:
YORUMUNUZ:
Akyazıda Grip Salgını
1 / 15
Murat Optik
BENİM DÜNYAM ANAOKULU

YAZARLARIMIZ

   

EN ÇOK OKUNANLAR

EN ÇOK YORUMLANANLAR

AKYAZI HABER

Arşiv Haber Arama