Teravih Namazı
Hüseyin HARBUTOĞLU Hocanın Teravih Namazı Hakkında yazısı
Yazar : Hüseyin HARBUTOĞLU
Teravih Namazı ;
229- Teravih namazı, Ramazan-ı şerife mahsus, yirmi rekâttan ibaret olup bir sünneti müekkededir. Bu namazı Resul-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz ile Hülefa-i Raşidin (r.anhüm) devamlı kılmışlardı. Bu namazın cemaatle kılınması da bir sünneti kifayedir. Bu sebeple bütün bir mahe halkı cemaatle kılmayı bırakıp evlerinde kılacak olsalar, sünneti terk ile günahkâr olmuş olurlar.xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
230- Teravih namazının her dört rekâtı sonunda, bir miktar oturularak istirahat edildiği için, bu dört rekâta, bir "Teraviha denilmiştir. Bir teravih namazında beş teraviha vardır. Bu tabir "Tervih kelimesinden bina-i merredie. Tervih ise insanın kendisini rahatlandırması manasınadır. Çoğulu "teravih dir.
231- Mescitlerde teravih namazı cemaatle kılındığı halde, bir özrü olmaksızın cemaati terk ederek bu namazı evinde kılan kimse, günahkâr olmazsa da fazileti terk etmiş olur. Hatta evinde cemaatle kılsa cemaat sevabına nail olursa da, mescitteki cemaatin faziletine nail olmaz. Çünkü mescitlerin fazileti daha fazladır.
233- Teravih namazını her iki rekâtta bir selam vermek suretiyle on selam ile bitirmek daha faziletlidir. Dört rekatta bir, selamda verilebilir. Sekizde, onda hatta yirmide bir selam vermek suretiyle kılmakta caizdir. Fakat bu, mekruh olmaktan uzak görülmemektedir.
234- Teravih namazı, iki rekâtta bir selam verildiği zaman tam akşam namazının iki rekat sünneti gibi, dört rekatta bir selam verildiği takdirde de tam yatsı namazının dört rekat sünneti gibi kılınır. Cemaatle kılındığı zaman, cemaat hem de imama uymaya niyet eder, imam da tekbirleri tesmileri, kıraatleri aşikâre yapar.
235- İmam için teravih namazının her iki rekatında eşit derecede kırata bulunmak ve selamları da eşit kısımlara ayırıp mesela iki veya dört rekatta bir selam vermek daha faziletlidir. Çünkü böyle yapılması, ruhu düşünceden kurtarır.
236- Teravihin her rekâtında on ayet okunması müstehaptır. Çünkü bu şekilde devam edilirse bir Ramazanda bir hatim yapılmış olabilir. Böyle bir defa hatim ile teravih namazı kılınması ise bir sünnettir. Bazı âlimlere göre bu hatmin yirmi yedinci geceye, yani Kadir gecesine tesadüf ettirilmesi müstehaptır.
237- Teravih namazını kıldıracak şahsın güzel sesli olmasından çok, doğru okuyucu olmasına özen gösterilmelidir. Güzel ses, kalbi meşgul ederek tefekküre, huşuya mani olabilir. Kıratında tecvid veya okuma hatası bulunan bir imamın mescidini bırakarak dürüst okuyan bir imamın bulunduğu mescide gidilmesinde bir sakınca yoktur.
238- İmamın teravihte cemaati nefret ettirecek miktarda kıraate bulunması, uygun değildir. Şu kadar var ki, Fatihayı şerifeden sonra okunacak ayetler bir süreden veya üç kısa ayet miktarından noksan olmamalıdır. Kadelerde teşehhüden sonra ALLAHümme si
ve barik
de terk edilmemelidir.
Önce tadili erkana riayet, sonra kırata riayet etmek gerekir. Teravih namazında çabuk okuyuş uygulanır. Çabuk okuyuşta meddi munfasıllar bir Elif miktarı, meddi muttasıllar iki Elif miktarı, meddi lazımlar iki buçuk Elif miktarı uzatılır. Burada bütün kurra imamlarının ittifakı vardır. Meddi muttasılın ve meddi lazımın meddi vaciptir. Meddi muttasılı iki Elif miktarından az çekmek meddi lazımı iki buçuk elif miktarından az med etmek, vacibi terk etmek olur. Buda namaza zarar verir. Namazda okurken her vakfedilen yerde, nefes almak lazımdır. Vakfedilen yerde nefes alınmadan devam edilirse sekte gibi olacağından buda büyük yanlıştır. Harflerin mahreçlerine riayet etmekte şarttır.
Bizim hoca çabuk kıldırıyor diye, cemaatten aferin almak için bu kurara riayet etmeyenler cenab-ı hakkın övgüsünü kaybederler. Çünkü cenab-ı hak (c.c) bizden sayı istemiyor. İhlas ve samimiyet istiyor bunun için Kuran-ı Kerimde bir çok namaz kılanları yererken (yazıklar olsun derken), ihlas ve samimiyetle namaz kılanların kurtuluşa erdiklerini beyanı buyuruyor. Mümin süresi, ayet(1-2).
Oruçta böyledir. Cenab-ı hakkın razı olduğu oruç, mide ile beraber bütün organlara oruç tutturmaktır buna havasın orucu deniliyor. Allahü tealaya karşı samimi olanların orucu birde avamın orucu vardır. Sadece midesine oruç tuttur, dilini, gözünü, kulağını, elini salıverir, bunlara sahip çıkmaz. Peygamberimiz (s.a.v); "bu oruçtan sahibine sadece açlık kalır buyuruyor. Cenab-ı hak oruçlarınızı havasın orucu yapsın.(amin)
239- teravih namazını özürsüz yere oturarak kılmak veya uykunun bastırmış olduğu bir halde kılmak mekruhtur. İmamın rükuya varmasına kadar oturup uyumayı tehire bırakmakta mekruhtur.
240- Teravih namazının bir miktar kılındıktan sonra imama uyan kimse, teravih bitince kendisi noksan kalan rekâtları tamamlar, sonrada vitir namazını kendi başına kılar. Daha iyi olan budur. Bununla beraber imam ile vitri kılıp sonra teravihi tamamlaması da caiz görülmüştür.
241- Yatsı namazında cemaati terk olan kimse, teravih ve vitir namazlarında imama uyabilir. Bu sebeple bir kimse, imam yatsı namazını kıldırıp teravihe başlamış olduğu esnada mescide gelse evvela yatsı namazını kendi başına kılar, sonra teravih için imama uyar, eksik kalan rekâtları da yine kendi başına kılar. Aynı şekilde teravihi imam ile kılmayan, vitri imam ile kılar. Sahih olan görüş böyledir. Fakat imam da cemaatle kılamazlar. Çünkü teravihin cemaati, farzın cemaatine tabidir. Teravihin müstakil bir cemaatle kılınması, nafileler hakkındaki şeri hükme uygun düşmez.
242- İmam, teravih namazının, mesela ilk bir rekâtını müteakip yanılarak oturup selam verdikten sonra yeniden iki rekat kılmadan geri kalan rekatlarını usulü dairesinde kıldıracak olsa, bir görüşe namazı caiz olup yalnız o ilk iki rekatı kaza eder. Diğer bir görüşe göre geri kalan namazları da caiz olmaz, hepsini kaza etmesi lazım gelir. Çünkü teravih, bir namazdır, bir namazdır, yapılan teşehhüdler, salmalar yerinde vaki olmamış olur.
243- Teravih, vaktin sünnetidir, yoksa orucun sünneti değildir. Bu sebeple hasta veya seferi kimse gibi o anda oruç tutmakla mükellef olmayanlar için de Teravih namazını kılmak sünnettir.
Akşamüstü hayızdan veya nifasdan kurtulan bir Müslüman kadın veya Müslüman olan bir kimse hakkında da o gece Teravih namazını kılmak sünnettir.
Hüseyin HARBUTOĞLU



