Gece programcılığından radyo sahipliğine: Hüseyin Yazıcı’nın 32 yıllık hikâyesi
Sakarya’nın Akyazı ilçesinde yaşayan Hüseyin Yazıcı, gece programcılığıyla başladığı radyo yolculuğunu bugün aynı frekansta sürdürüyor. Yazıcı, 32 yıldır dinleyicilerine seslenirken, 20 yıl emek verdiği radyonun da imtiyaz sahibi konumunda bulunuyor.
İki çocuk babası 50 yaşındaki Yazıcı, 1994 yılında çırak olarak çalıştığı ve muhasebe defterlerini tuttuğu Radyo Akyazı’da yayıncı ve programcı arandığını öğrenince başvuru yaptı. Gündüz muhasebe mesaisine devam eden Yazıcı, akşamları ise “Sevgi Seli” adlı programıyla saat 21.00–01.00 arasında mikrofon başına geçti.
2004 yılında muhasebe görevinden ayrılan Yazıcı, bir yandan Akyazı Belediyesi organizasyonlarında sunuculuk yaparken, diğer yandan radyoda haber müdürlüğü görevini üstlendi. İlçedeki tek yayın yapan radyoyu 2014 yılında satın alarak imtiyaz sahibi olan Yazıcı, ayrıca 2019 Mahalli İdareler Seçimleri’nde kazandığı Cumhuriyet Mahallesi muhtarlığını iki dönemdir sürdürüyor.
90’lı Yıllarda Radyoculuk Bir Fenomendi
Program sunumunun günlük hayattaki hitap şekline de yansıdığını belirten Yazıcı, ses tonu ve konuşma tarzı sayesinde insanların kendisini çoğu zaman sesinden tanıdığını ifade etti. 1990’lı yıllarda radyoculuğun bugünkü sosyal medya fenomenliğiyle eşdeğer olduğunu dile getiren Yazıcı, o dönem radyoda 15 personelin çalıştığını ve programa çıkmak isteyenlerin sayısının oldukça fazla olduğunu söyledi.
Radyoculuğun güçlü bir alışkanlık yarattığını vurgulayan Yazıcı, “İnsanların kalbinde yer aldığınızı görüyorsunuz. Bu da sizi sürekli daha iyisini yapmaya teşvik ediyor.” dedi.
Mesajlarla Kurulan Dostluklar, Hatıralarla Büyüyen Bağlar
Geçmişte gençlerin duygularını radyo aracılığıyla birbirlerine ilettiğini hatırlatan Yazıcı, o yıllarda mesaj gönderen çiftlerin bugün çocuk sahibi olduğunu ve bu ailelerle hâlâ bağlarının sürdüğünü anlattı. İlçe radyolarının dinleyiciyle daha sıcak bir bağ kurduğunu belirten Yazıcı, “O şehir seni tanıyor, mazideki hatıralarını seninle birlikte hatırlıyor.” ifadelerini kullandı.
Mikrofon başında binlerce insana aynı anda seslenmenin tarif edilemez bir duygu olduğunu söyleyen Yazıcı, radyoculuğun yalnızca müzik çalmak olmadığını, asıl önemli olanın insanların duygularına dokunabilmek olduğunu kaydetti.
Müziğin Ruhunu Taşıyan Kasetler ve Plaklar
Arşiv merakına da değinen Yazıcı, yaklaşık 2 bin kaset, bine yakın CD ve 50–60 plak sakladığını belirterek, kasetlerden gelen o ince hışırtının kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını söyledi. Yazıcı, “Müziğin ruhunun taş plaklarda ve kasetlerde saklı olduğuna inanıyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.




