Beşkardeşler Market
Aydın Metal
Kuzuluk Emlak

YÜKSEK ENFLASYON VE EKONOMİYE ETKİLERİ

2018-10-24 10:44:04 - Halil AKAN
738 OKUNMA

Bir önceki yazımda sizlere döviz kuru, döviz kurunu yükselten nedenleri ve yüksek döviz kurunun ekonomiye etkilerinden bahsetmiş ve kısaca enflasyona etkisinden de söz etmiştim. Bu yazımda enflasyonu, yüksek enflasyonun ekonomiye etkilerini ve enflasyondan kurtulma yöntemlerine değinmeye çalışacağım.

Enflasyon, mal ve hizmet fiyatlarının genel seviyesinde yaşanan sürekli bir artışı ifade eder. Bu fiyat artışı tek bir mal veya hizmette olmayacağı gibi, bir ya da birkaç kez artışı değil, ekonominin genelindeki mal ve hizmet fiyatlarındaki sürekli artışı ifade eder.

Enflasyonun nedenleri nelerdir dersek:

Bir ekonomide enflasyon oluşmasının 4 ana nedeni vardır.

1-Talep Enflasyonu(üretimdeki artışın talep artışından az olması yani, arzın talebi karşılayamaması),

2-Maliyet enflasyonu(üretim maliyetlerindeki artış yüzünden üretim azalır ve buda fiyatların yükselmesine yol açar),

3-Para arzı(piyasaya sürülen fazla para, yatırım ve tüketim harcamalarını artıracağından fiyatların yükselmesine yol açar),

4-Enflasyon beklentileri(üretici ve tüketicilerin gelecekte de fiyatların yükselmeye devam edeceği beklentisi) Yani; Mal ve hizmetlere olan talebin fazla olması ve üretim maliyetlerinin artması nedeniyle şirketler fiyatları yükselteceğinden satın aldığımız mal ve hizmetlere zamanla daha fazla para ödemek zorunda kalırız.

Ülkeye karşılıksız giren, altın, döviz miktarındaki artış, üretim faktörlerindeki(doğal kaynaklar, sermaye, emek…) ülke gelirinin toplam harcamalardan daha az olması da enflasyona neden olan faktörlerdendir.

Enflasyonun ekonomiyeetkileri ise; ilk etkisi, paranın satın alma gücünü azaltması olacaktır. Bu da doğal olarak yaşam maliyetini artıracak, yani enflasyon yükseldikçe sattın aldığınız mal ve hizmet miktarı da o denli azalacaktır. Mesela, Enflasyonun %20 artması demek, artmadan önce 100 tl ile yaptığınız bir alış verişi, artık 120tl ye yapacağınız anlamına gelir. Bir başka deyişle 100 tl paranızın artık satın alma değeri 80 tl’ye inmiş demektir.

-Yüksek enflasyon nedeni ile ulusal paraya olan güven azalırken, ithalat ve yabancı paraya olan talep ve gayrimenkul miktarı artacaktır.

-Bir diğer ekonomiye etkisi ise belirsizlikleri artırarak tüketicilerin harcama, üreticilerin ise yatırım yapmaları konusunda endişeli ve isteksiz olmalarına neden olacak ve böylece ekonomikbüyümeyi olumsuz etkileyecektir.

-Yüksek enflasyon, bankaların daha yüksek faiz oranı ile borç vermeleri demektir. Bu da kredi ile iş yapan üreticilerin maliyetlerinin daha fazla artması anlamına gelir.

- Gelir dağılımı üzerindeki adaletsizliği artırır. Enflasyonun bu yazdıklarımın dışında ekonomiye daha birçok etkisi mevcut olup, ben sizlere bizi( vatandaş açısından) etkileyen kısımlarına kısaca değinmeye çalıştım.Yüksek enflasyondan nasıl kurtuluruz:

- ilk önce hükümetçe çok acil bir istikrar programı hazırlanmalıdır.

-Oligopol piyasa ( az sayıda bulunan satıcının çok sayıda alıcı ile karşılaştığı ve firmalar arasında karşılıklı bağımlılık ilişkisinin olduğu piyasa türüne oligopol piyasası adı verilmektedir)yapısının kırılması, arz-talep dengesinin kurulması için şarttır. Ülkemizde birçok sektörde piyasanın %90’ı birkaç büyük firma tarafından kontrol edildiğinden, tüketici yani bizler, rekabet ortamının getireceği avantajlardan yararlanamamaktayız. Bu piyasayı elinde tutan birkaç firma, maliyet artışlarını AR-GE ve maliyetleri düşürmek yerine, olduğu gibi fiyatlara zam olarak yansıtırlar. Bu durumu sonlandırmak için yerli KOBİ’lere ve yeni yerli şirketlerin kuruluşuna destek vermek gerekmektedir.

-Hantal ve müsrif devlet yapısından kurtulup, kamu harcamalarında verimliliği artırmak gerekir. Daire başkanlarına özel araç ve şoför, sürekli danışman ve başkan yardımcıları atamaları, milletvekili sayının artırılması gibi harcamaların kısıtlanması gibi.

-Devletin özelleştirmelerde fiyat kontrol sistemini elinde tutması gerekir. Hatta ve hatta sosyal faydası olan mal ve hizmetleri gerektiğinde maliyet fiyatının altında sunabilmelidir.

-Döviz kuru kontrol altına alınmalıdır. Üretimi kendisine yetmeyen bizim gibi ülkeler, ihracatı yok denecek kadar az, ithalatı ise çok olan ülkelerde, ulusal para ne çok değerli ne de çok düşük olmalıdır. Osmanlının borç batağında olduğu son dönemlerinde bile bir Osmanlı parası doların 4 katı idi, güçlü ülke güçlü para demektir.

Netice itibari ile yüksek enflasyon ekonomide yavaşlamayı getirecek, kimse alış veriş yapamayacak, tüketim azalacak, insanalar alımlarını erteleyecekler, bu da ekonominin yavaşlamasına, işsizliğe ve ekonomik durgunluğa sebep olacaktır.

Artık sanayi üretiminden, tarım ve hayvancılığa, eğitimden sağlığa, savunmadan adalete her alanda yerli ve ulusal bir kalkınma programını yapıp biran önce uygulamaya koymamız şarttır. Yerli firmalarla (ismi yerli olan değil, sahipleri yerli ve vatansever olan), insanımızın sağlığı için kendi yerli tohumlarımızı kullanarak en az ihtiyacımızı karşılayacak miktarda tarımsal doğal (suni-ithal tohum/gübre kullanılmadan) üretim gerçekleştirmeli ve tarımsal ürün ithal eden değil ihraç eden ülke olmalıyız. Biran öce ciddi anlamda kamusal tasarrufta bulunmak zorundayız. Yol, köprü hastane yerine tarımsal ve teknolojik üretime geçilmesine hız vermeliyiz. Yazımın daha fazla uzamaması için kısaca dövizle alakalı beklentime değinip,döviz kurları ve enflasyonla mücadelede neler yapılması gerekir konusunda bir sonraki yazımda değinmeye çalışacağım.

 Gelelim dövizdeki son hareketlerin izahına. Her zaman diyorum, döviz hiçbir zaman ekranlarda adı uzman olanların dedikleri ekonomik gerekçe ve beklentilere bağlı olarak değişim göstermez. Onlar sadece birer bahanedir. Şuan döviz kurlarındaki yapılmak istenen, algı üzerine oynan oyundan başka bir şey değildir. Unutmayın Televizyon ve medya kanallarında ne çok konuşuluyor ise o illaki olur ancak bilin ki ilk oluş şekli konuşulanın tersi şeklinde gerçekleşir. Mesela iki-üç hafta önce herkes ekimde dolar 8.00 tl olacak derken birden 5.40 lara indi. Sonra her kanalda 5.00 hatta daha altının beklendiği söylendi. Ben olmaz, olamaz demiyorum hatta reel kurun bana göre 2.5-3.00 aralığından daha fazla olmaması gerektiğini savunuyorum. Ben dövizde daha fazla bir düşüş beklemiyorum.  5.20-6.70 aralığında dolarda bir dalgalanma, 6.20-7.60 aralığında euroda bir dalgalanma olabileceğini düşünüyorum. Çok düşmesindense çıkması daha olası gibi duruyor. ABD’nin başında bir adam var ki ülkesi uğruna her an her şeyi yapmaya hazır. Bunlar şahsıma ait fikirler olup yatırım önerisi niteliğinde değildir.  Bugün brunson bitti yarın Akdeniz de yunan ile kendi savaş gemileri ile tahrik ederseler hiç şaşırmayın. Bizim petrol ve doğal gaz aramamıza asla razı gelmezler. Bu durum borçlanmamamız demektir, borçsuz bir Türkiye onların planlarını bozar. Yazımı burada noktalamak istiyorum yoksa daha çok uzayacak. Çözüm önerilerimize bir sonraki yazımda detaylı değinmeye çalışacağım. Dilimden hiç düşürmediğimi bir dua ile bitirmek istiyorum: “Allah’ım! Vatanıma, milletime, İslam’a, Müslüman’a, mazlum ve masuma hizmet etmek isteyene, derdi ile dertlenene Nusret’inle yardım et; ülkeme, milletime İslam’a, Müslüman’a, mazlum ve masuma hainlik düşünene, tuzak kurana fırsat verme, onu kahhar sıfatınla kahreyle. Bizi dinini hakkıyla yaşayan millet eyle. (âmin)

Diğer Yazıları

Akyazıda şampiyonluk sevinci
1 / 15
ÇAĞRI OTOMOTİV
BENİM DÜNYAM ANAOKULU

YAZARLARIMIZ

   

EN ÇOK OKUNANLAR

EN ÇOK YORUMLANANLAR

AKYAZI HABER

Arşiv Haber Arama