Beşkardeşler Sonbahar Kampanyası 18112019
Aydın Metal
AKTAŞ SÜRÜCÜ

300 ISPARTALI

2014-07-05 00:00:00 - Levent SERDAR
2111 OKUNMA

Kim kimdir diye bir araştırayım dedim, iç içe girmiş bir dizi isimle karşılaştım; 1943 Kahire doğumlu Çatı adayımız 71 yaşından gün almış, Sayın Ekmel eddin bey, memur olsa 6 yıl önce yaş haddinden emekliydi. Şimdi cumhurbaşkanı adayımız.

Eşi Füsun Hanım ki eğer muratlarına ererlerse yeni türbansız first lady'miz, olacak.
Bu hanım efendi; Saadetin Bilgiç'in yeğeni. Aynı zamanda Ak parti ISPARTA milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç'in kuzeni oluyormuş. Ekmel bey, Füsun hanımla 1972 yılında evlendikten sonra bürokrasinin kapıları kendisine açılmış. Füsun hanım, ISPATALI Prof. Emin Bilgiç'in ( bir dönem Türk Ocakları genel başkanlığı yapmış) kızıymış. Said Bilgiç ki hanım efendinin diğer amcası oluyor( Said beyin kızı olan Süreyya Işık Bilgiç Tuğrul Türkeş beyin eski eşi) 60 ihtilal’ında sonra yassı ada da idamla yargılananlardan biri, zamanın ISPARTA milletvekiliymiş. Tabii ki de idam edilenlerden değil. Senaryosu hiç değişmeyen siyaset tiyatrosunun mağdur gösterilen oyuncularından oluyor, kendisi. Bu klasik metot sayesinde ailece siyaset arenasında ki konumları sonraki dönemler için perçinleniyor.

Rahmetli Sadettin Bilgiç (Süreyya Sadi Bilgiç'in babası) ; Fiğ tarihinde Adalet Partisi başkanlığı seçimi için yarıştığı sırada rakibi ISPARTALI Süleyman Demirel'i masonlukla suçlamış. İşin ilginci elde ettiği belgeleri de mason arkadaşlarından aldığını söylemiş. Neyse buna rağmen Süleyman Demirel parti başkanı seçilmiş. Ama bu rakibi ne hikmetse her zaman yanında yer almış. Kimi zaman genel sekreter kimi zaman ulaştırma ya da milli savunma Bakanı olarak görev yapmış. Hiç ama hiç şaşırmadım.

Bize uymaz demeyin. Rakipten ekip olur mu, diye söylenmeyin. Akyazı belediyesine bir bakın, dünün rakipleri bugün canciğer kuzu sarması olmuşlar. Düne kadar birbirlerine ateş püskürenler, bugün Allah nazardan korusun! Hizmet aşkıyla yanıp, tutuşuyorlar. Kol kola, el ele fotoğrafları süslüyorlar.

Neyse bu konular derin, dostlarımızı darıltmayalım. Asıl konu başlığımıza dönelim.
Yani Çatı'ya aday gökten zembille inmedi. Tanıtıldığı üzere siyasetten çok uzak birisi değil. Karmaşık ilişkileri ve bağlantıları olan tanınmış; Bir o kadarda gizemli biri.

Kızılelma başlıklı bir yazı yazmış, sonra üstü kapalı tehdit edilince yayından kaldırmıştım ya. O yazıda malum çevrelere; Süleyman Demirel'e danışmak sizin tarihinizle, ülkünüzle hiç uyuşuyor mu, diye sormuştum. Şüphelerimde haklı olduğumu(Çatı adayın şapkadan çıktığını) buz dağının görünen bu kesimini öğrendikten sonra şimdi onlarda anlamıştır, diye ümit ediyorum.

Bir kaç gün önce beş partinin, Çatı adayını destekleyen konsensüse imza attığını izledik. DYP'nin son anda bu organizasyondan çekildiği haberi gelince; Bırakın! Bu istemezük ayaklarını diyerek, güldüm.
Ya mason kırıntıları! Bu milleti, çevirdiğiniz tiyatrolardan bihaber mi sanıyorsunuz. Sağlı sollu hamlelerle kimi aldattığınızı zannediyorsunuz. Gerçekten ağlama duvarına gidin. Üstatlarınızla buluşun. Zaten cibilliyetinizi biliyoruz. Orada görülseniz bile kimse, sizleri yadırgamaz. Asıl akıl hocalarınıza bu danışıklı dövüş taktiklerini bir kere daha sorun. Hani Hz. Yusuf'u kuyuya atanlar. Böğüren buzağıya secde edenler. Hz. Yahya'nın başına tekme vuranlar, Hz İsa'ya kumpas kuranların torunları var ya! İşte oradalar. Gidin de kırk tilkinin kırk kuyruğu her kuyruğa kırk teneke bağlanmış. Bu durumda bu tilkiler ses çıkartmadan kümesten tavuk nasıl çalar, dersini tekrar edin. Bu tarihi geçmiş oyunlarınızı, oldubittilerinizi, bu millete artık yediremezsiniz.

Diğer Yazıları

Çukur Oto Kuaför Hizmetinizde
1 / 15
ERC Cafe Bistro
Kök İş

YAZARLARIMIZ

   

EN ÇOK OKUNANLAR

EN ÇOK YORUMLANANLAR

AKYAZI HABER

Arşiv Haber Arama